29 Mart 2008 Cumartesi

KANADA'DA YAYINLANAN ^WEEKLY WORLD NEWS^ DERGİSİNDE BAL VE TARÇININ BİRLİKTE KULLANILMASININ YARARLARI İLE İLGİLİ MAKALE


Bal ve tarçınla gelen şifa

Bal ve tarçın mucizesinden haberdar mısınız? Asırlarca hayati ilaç olarak kullanılan bu bal ve tarçını bugünün bilim adamları da şiddetle tavsiye ediyor. İşte Kanada'da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinde yayınlanan bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesi...
Bugünün tıp ilmi, balın tatlı olmasına karşın doğru dozlarda alındığında şeker hastaları için tehlikeli olmadığını kabul etmektedir. Kanada da yayımlanan ünlü Weekly World News dergisinin 17 Ocak 1995 tarihli sayısında batılı araştırmacılar tarafından bal ve tarçınla tedavi edilen hastalıkların listesini yayınlamıştır.
ARTRİT
Bir kısım Balı 2 kısım ılık su içerisine koyup üzerine bir çay kaşığı toz Tarçın ilave ederek bir krem elde edilir. Bununla vücudun ağrıyan yerlerine masaj yapılır. 1-2 dakika içerisinde ağrının azaldığını göreceksiniz.
Artritli hastalar,bir bardak sıcak su içerisinde 2 kaşık Bal ve bir çay kaşığı toz Tarçını eritip sabah ,akşam alabilirler. Eğer düzenli olarak alırlarsa Kronik Artriti olan hastalar bile tedavi olabilirler.
Kopenhag Üniversitesinde yapılan bir araştırmada ;kahvaltıdan önce bir yemek kaşığı bal ve ½ çay kaşığı toz tarçını alan 200 hastadan 73 ü bir hafta içerisinde şifa bulmuşlar, geri kalan yürüyemeyen ve hareket edemiyen hastalar da bir ay içerisinde şifa bulmuşlardır.
BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ
Hergün kullanılan bal ve tarçın bağışıklık sistemini kuvvetlendirir ve vücudu bakteri ve virus saldırılarına karşı korur.
Araştırmacılara göre bal, birçok vitamin ve büyük miktarda demir içermektedir. Balın düzenli kullanılması, akyuvarlar içerisindeki, bakteriler ve viruslarla savaşan, korpuskülleri de kuvvetlendirir.
DİŞ AĞRISI
Bir kaşık toz tarçın ve 5 tatlı kaşığı bal karışımı ağrıyan dişe tatbil edilir. Ağrı kesilene kadar günde üç defa tatbik edilir.
HAZIMSIZLIK VE GRİP
Toz tarçın 2 kaşık bal üzerine serpilip yemekten önce alındığında asit oluşumunu ve hazımsızlığı önler. İspanya da yapılan bir araştırmada bal içerisindeki bir maddenin grip mikroplarını öldürdüğü ve hastaları gripten koruduğu saptanmıştır.
İDRAR KESESİ ENFEKSİYONLARI
İki kaşık toz tarçın, bir tatlı kaşığı bal, ılık su içerisinde eritilip içilir. İdrar kesesindeki mikroorganizmalar üzerinde etkilidir.
KANSER
Japonya ve Avustralya da yapılan bir araştırmada, mide ve kemik kanserleri üzerinde başarılı olunmuştur. Bu tür kanserlere yakalanan hastalar günde bir kaşık bal ve bir kaşık tarçını bir ay süreyle günde üç defa almalıdırlar.
KALP HASTALIKLARI
Bal ve tarçınla bir karışım yap ve bunu her sabah kahvaltıda reçel veya marmelat yerine ekmek üzerine sür. Bu uygulama arterlerdeki kolesterolleri eriterek hastaları kalp krizinden korur. Bu uygulama ile, daha önce kalp krizi geçirmiş kişiler, ikinci krizden kilometrelerce uzakta olacaklardır.
Bu uygulamayı düzenli olarak yapan kişilerde solunum güçlüğü ortadan kalkacak ve kalp atışları kuvvetlenecektir.
KISIRLIK
Eski Yunan ve Ayurvedikler Balı, yıllardır, erkeklerin spermalarını kuvvetlendirmek için kullanmışlardır.
Eğer kudretsiz bir erkek düzenli olarak uyumadan önce 2 kaşık bal yerse problemleri çözülecektir.
Çin,Japon ve uzakdoğu ülkelerinde ,gebe kalamıyan ve uterusunu kuvvetlendirmek isteyen kadınlar asırlardır toz Tarçın kullanmaktadırlar
Gebe kalamayan kadınlar bir tutam toz Tarçın ve yarım tatlı kaşığı balı gün boyunca bir bir sakız üzerine koyup çiğnediklerinde tükürükle karışarak yavaş yavaş emilerek etkili olmaktadır.
KOLESTEROL
İki kaşık bal, üç tatlı kaşığı toz tarçın,450 gr. demlenmiş çay içerisinde eritilerek içildiğinde kan kolesterol seviyesi 2 saat içerisinde % 10 düşecektir. Artrit hastalarına tavsiye edilen kür de günde 3 defa kolesterol hastaları i,çin uygulanabilir.
Adı geçen dergideki bilgilere göre günlük gıda ile alınan bal bile kolesterolün düşmesine yardımcı olabilir.
MİDE AĞRILARI
Bal ve tarçın kürlerinin, mide ağrıları için olduğu kadar mide ülserleri için de yararlı olduğu saptanmıştır.
GAZ
Hindistan ve Japonyada yapılan araştırmalar Bal ve Tarçının midedeki gazı giderdiğini göstermiştir.
SAÇ DÖKÜLMESİ
Saçı dökülenlerle tepesi açılanlar sıcak zeytinyağı içerisine bir kaşık bal,bir tatlı kaşığı toz Tarçın ilacesiyle elde edilen krem banyodan önce başa sürülür ve taklaşık 15 dakika bekledikten sonra yıkanır.
5 dakikalık bir uygulama dahi etkili olabilir.
SİVİLCELER VE DERİ
3 kısım bal, 1 kısım Tarçın ile bir krem yapılır. Bu krem uykudan önce sivilceler üzerine sürülür. Sabahleyin ılık su ile yıkanır.
Eğer 2 hafta süreyle her gün uygulanırsa sivilceleri kökünden çıkarır.
Egzama,mantar ve diğer deri enfeksiyonlarında eşit miktardaki Bal ve Tarçın karışımı uygulanır.
SOĞUK ALGINLIĞI
Bir kaşık ılıtılmış Bal,1/4 tatlı kaşığı toz tarçın günde üç defa yenir.
Bu uygulama birçok kronik öksürük,soğuk algınlığı ve sinüslerin temizlenmesi için de geçerlidir.
YAŞLILIK
Bal ve tarçınla hazırlanan çay,düzenli alındığında yaşlılık harabiyetini önler.
4 kaşık bal,1 kaşık toz Tarçın , 3 bardak su içerisinde kaynatılarak bir içecek hazırlanır. Günde 3-4 defa ¼ bardak miktarında içilir. Deriyi diri,taze ve yumşak tutar, yıpranmasını durdurur.
YORGUNLUK
Araştırmayı yapan Dr.Milton, bir bardak su içerisinde ½ kaşık bal ve biraz toz tarçının hergün kuşluk vakti ve vücut direncinin düşmeye başladığı takriben saat 15.00 te alındığında bir hafta içerisinde canlılığın arttığını tesbit etmiştir.
ZAYIFLAMA
Bir bardak su içerisine eşit miktarda bal ve tarçın konup kaynatılır. Hergün kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına ve yatmadan önce içilir.
Düzenli uygulanırsa kilo verilir.
Ayrıca bu karışım düzenli olarak içildiğinde, yüksek kalorili diyet alınsa bile, vücutta yağın birikmesine engel olur.

19 Şubat 2008 Salı

KIŞ YÜZÜNÜ ACIMASIZCA GÖSTERDİ


Baharı beklediğimiz şu günlerde kış kendini çok güçlü bir şekilde gösterdi.Uzun yıllardır ben böyle çok kar yağdığını hatırlamıyorum.



Kar neyse de fırtına dan çok etkilendik yerdeki karı alıp alıp kuytu yerlere doldurdu.Evlerde kapıları açmakta zorlandık.


Bu tür görüntüleri daha çok çöl de oluşan kum fırtınalarında görmüştüm.Bu görüntülerde kar fırtınasın dan oluşan hoş görüntüler
Fırtına sonuçu havalarda uçuşan kar taneleri resimde görüldüğü gibi pencereleri kapatacak kadar kar doldurdu.

Kışın en güzel yanı oluşan manzaralar.

Yolları açmakta bizlere düştü .











14 Ocak 2008 Pazartesi




BİRBİRİNE BAĞLANMIŞ AĞAÇLAR

22 Aralık 2007 Cumartesi

BAYRAMINIZ MÜBAREK OLSUN
TUNCAY KOÇOĞLU ^^KANDİLLİ'NİN ARICILARI^^

18 Kasım 2007 Pazar

KOVANLARIN KIŞA HAZIRLANMASI VE PİKNİK..

Kışın yaklaştığı şu günlerde arıların son bakımlarını yaptık.kovanlarda mevcut olarak azalmış arılar bir yerde toplanmıştı.boş olan petekleri alarak arıları 5 çerçeve peteğe sıkıştırdım.

Boş çerçevelerin alınmasından sonra kovanın daha iyi ısınmasını sağlamak için bölme tahtasının kovana konulmasına sıra gelmişti.Daha önçe 5cm kalınlığında sıtrafor kullanıyordum.Şimdi ise aynı kalınlıkta ki kartonları kullanacağım.

Bu karton plakaların sıtrafordan daha iyi olduğunu düşünüyorum.Nedenide arılar sıtraforu kemiriyordu hatta sıtraforun ortalarından deliyorlardı.Bu karton plakaları delebileceklerini sanmıyorum.Artı kovan içindeki nemi emme özelliğide var.

İşlem tamamlanmıştır.Kovon daraltılıp arıların kışın daha kolay ısıtabilecekleri bir ortam hazırlanmıştır.


Arıların keklerini de üzerlerine koyduktan sonra,daha önceden de varroa ilaçlamasını da yapmıştım.Kovanların artık kışa rahat girmelerini sağlamıştım.




Ben kovanlarla uğraşırken arkadaşım yemeği hazırlamaya başlamıştı.Bu gün kü menüde patates ve tavuk kızartacaktık, patatesleri soymaya başlamış.



Yemeklerimiz ve de çayımız hazırlık aşamasın da.

Sabırsızlıkla yemeğin hazır olmasını bekliyorum.

Artık yemeğimizi ve çayımızı içtikten sonra toparlanıp evin yolunu tutmuştuk.Bu güneşli güzel pazar gününde hem arılarımızı kışa hazırlamış,hemde pikniğimizi yapamıştık.

22 Ağustos 2007 Çarşamba

ARILARIN ZEKASI



Kovandaki arıların, toplayıcı arıların yaptıkları dansı izledikten sonra otomatik olarak uçuşa geçmedikleri de tespit edilmiştir. Arılar dansta verilen bilgileri değerlendirmekte ve harekete geçip geçmemeye karar vermektedirler.
Bu konuyla ilgili olarak yapılan bir deneyde arı kovanı yakınlarındaki bir gölün ortasına bir kayık bırakılmış ve içine besin koyulmuş. Bir süre sonra bu besin, arılar tarafından farkedilmiştir. Arılar hemen gidip kovandaki arkadaşlarına besinin yönünü ve yerini bildiren danslarını yapmışlar ama uzun süre dansetmelerine rağmen kimse onlara itibar etmemiş ve kovandan ayrılmamıştır. Daha sonra kayık kıyıya çekilmiş. Yine bazı arılar besini bulup geri dönerek dansa başlamışlar, bu sefer arılar kovandan ayrılarak kayığa doğru yönelmişlerdir. Bilim adamlarının bu olaydan çıkardıkları sonuç şöyledir: Arılar çevreyi tanımakta ve orada bir göl olduğunu bilmektedir. Gölde besin olmayacağı için de arkadaşlarının dansını dikkate almamışlardır.

PİKNİK ALANIMIZ

Harika bir manzara karşısında piknik yapmak isteyen var mı?
Kandilli ormanlarında benim ve arkadaşlarımın kendimize ait böyle bir yeri var. Yeşillikler içinde bol oksijenin bulunduğu denizin karşmızda olduğu bir yer.Misafir olarak gelen dostlarımızı mutlaka buraya getirir közde pişen çayımızı içiririz.


3 Ağustos 2007 Cuma

UZAY FOTOĞRAFLARI DEĞİL

Bu fotoğraflara ilk bakıldığında uzay
filminin sahnelerinden alınmış ya da teleskopla çekilmiş uzayın derinliklerinin görüntüleri,,görülen parlak,yuvarlak cisimleri de gezegen, yıldız, meteor olarak algılayabilirsiniz.



Ama gerçek bu değil.Bu kareler uzun zamandır beklediğimiz ve geçtiğimiz günlerde nihayet yağan yağmur.


Fotograf makinasının deglanşörüne rastgele basmamla ortaya çıkan görüntüler.



Bence süper görüntüler.Sizce...
Bir daha ki yağmurları daha iyi görüntüler için dört gözle bekliyorum.


26 Temmuz 2007 Perşembe

ORMANDAKİ İLGİNÇ KUYULAR

Zamanında onlarça maden işçisinin çalıştığı bu kuyular artık kaderine terk edilmiş bir şekilde ormanın derinliklerinde gizemli bir şekilde
ayakta kalma mücadelesi veriyor.


Bu kuyuların faal olduğu zamanları hiç görmedim,tek bildiğim kaderlerine terk edilişleri.


Yandaki kuyu yaklaşık olarak40-50m
derinliğinde,ne için kullanıldığını bilmiyorum ama son derece tehlikeli.Üstleri açık uyarı levhasıda yok.
Çocukken arkadaşlarla bu kuyulara inerdik.Şimdi sorarsanız asla inemem.

24 Temmuz 2007 Salı

YAPAY DAĞÇIK

Hiç insanlar tarafından oluşturulan 400-500 metre yüksekliğnde bir dağ gördünüz mü?
Evet böyle bir dağ var.
Nerde mi?
KANDİLLİ'de

Nasıl mı oluştu?

Kandilli'de maden ocaklarında kömürle beraber çıkarılan işe yaramaz taşların 100 yıla yakın bir süre bant sistemi ile buraya taşınıp birikmesiyle böyle bir dağçık oluştu.

Altından geçen derenin de önüne set oluşturarak küçük bir göl meydana gelmesini sağlamış.

Zirveden bakınça manzara yı anlatmaya gerek var mı?Tek kelimeyle süperrrrr.Bir de bu süper manzara ayaklarınızın altındaysa...




Karşıdaki dağlara aynı yükseklikten bakmanın harika olduğunu söyleyebilirim.

Canlı canlı izleme imkanı bulduğum
gün batımı nın görüntüsünü anlatmaya bile gerek yok,resimle bu kadar.Canlı canlı izlemenizi öneririm.



19 Temmuz 2007 Perşembe

VARAGEL...




Kandilli taş kömürü üretilen yer. 1880 yılında Fransız şirketi tarafından yapılan varagel 45 derece eğimli ve 245 metre uzuluğunda. Halen TTK (Türkiye taş kömürü kurumu) bünyesinde işçi ve malzeme taşımacılığında kullanılıyor. Gelen ziyaretçiler içinde nostaljik olarak çalıştırılıyor.







Varagel Dünyada iki tane bulunmakta. Diğeri Güney amerika da Şili ülkesinde bulunuyor.







Varagelden aşağıya 245 metre inince bu tertemiz deniz size kucak açıyor.





Kartal kaya adı verilen bu yerde bizler balık avlıyoruz.
Bu güzel manzara karşısında Piknik yapmak herkese nasip olmaz. Yemekten sonra içilen çaylar tüm yorgunluğunuzu alır gider. Sakın akşam gün batımını izlemeden ayrılmayın... Başka yerde bu kadar güzeli yok çünki

20 Haziran 2007 Çarşamba

SELAMLAR




MERHABA, BÜTÜN ARICILIK YAPAN ARKADAŞLARIMA VERİMLİ VE BOL KAZANÇLI BİR SEZON GEÇİRMELERİNİ DİLİYORUM. BUNDAN BÖYLE BURDA KANDİLLİ'Lİ ARICI ARKADAŞALARIMLA İLGİLİ HABER, İLGİNÇ OLAYLARI ve RESİMLERİ SİZ DİĞER ARICI ARKADAŞLARIMLA PAYLAŞACAĞIM. ŞİMDİLİK HOŞCA KALIN.

ARICILIĞA BAŞLAMAM....








BÜTÜN ARICI DOSTLARIMA SELAMLAR. Yaklaşık olarak 10 yıl önçe arıcılığa başladım, son 2 yıla kadar pekte başarılı bir arıcılık geçmişimin olduğunu söyleyemem.
Taki 2 yıl önçe Zonguldak'da ve Türkiye de arıcılığın gelişmesi için yapmış olduğu çok kıymetli katkılarıyla, ZAYBİR (Zonguldak İli Arı Yetiştiricileri Birliği) başkanı, benim çok değer verdiğim kıymetli insan Selahattin GÜNEY'in bize vermiş olduğu destekle 2 yıl önce tekrar arıcılığa başladım.
Şimdi arıcılığa arkadaşımla ortak olarak devam ediyorum
kendimize bir hedef belirledik bu hedefimiz 2009 yılına kadar kovan sayısını (şu an 22 kovan )100 kovana çıkarmak.İnşallahda bu hedefe ulaşacağız.